SAÇ
NİÇİN DÖKÜLÜR? (VIII)
Androgenetik
alopesi erkeklik hormonu olan androgenler tarafından etkilenen,
genetik olarak yatkın olan kişilerde genellikle puberte sonrası
dönemde 20li 30lu yaşlarda ortaya çıkan ve öncelikle alın bölgesindeki
saç çizgisinin çekilmesi ile sonrada tepe bölgesinin incelip açılmasıyla
ortaya çıkan durumdur. Bir
çok isim verilmesine rağmen en sık kullanılan isimler Androgenetik
Alopesi, Male patern alopesi, olağan kellik gibi isimledir. Tüm
kafayı kaplayabileceği gibi, büyük sıklıkla şakaklar ve ense bölgesini
tutmaz. Bir hastalık olarak kabul edilmez onun yerine erkeklerin
karakteristik yapısı olarak kabul edilir. Kadınlarda da Androgenetik
Alopesi oluşabilir ancak oluşma şekli farklıdır.
Ergenlik
dönemi sonrası erkeklerin yaklaşık yarısı androgenetik alopesi ile
karşılaşabilir. Androgenetik alopeside üç etken baş rol oynar:
Yaşlanan
organizmanın dayanıklılığı azalır. Saç da bir organizma parçası olduğundan,
geçen yıllar saçların da dayanıklılıgını azaltır. Genetik olarak yatkınlığı
olan kişilerde geçen zaman içerisinde saç dökülmesi oranı artar.
Kellik
konusundaki araştırmalar 4000 yıl önce Mısırda başlamıştır. Androgenetik
alopesinin ilk tıbbi tanımlamasını M.Ö. 4.yyda Aristo'nun yaptığı
söylenmektedir. Filozof kellik ile cinsellik arasındaki ilişkiyi tarif
etmiştir. Yıllar sonra bazı araştırmalar yine bu yönde çalışmışlar,
kısırlaştırılan erkeklerin kelleşmediklerini tespit etmişler ve Abdülhamit'in
döneminde araştırmalar yapmışlardır. Eski ve yeni tüm araştırmalr
şunu ortaya koymuştur: Kelleşme ile erkeklik hormonu arasında bir
ilişki vardır. Androgen hormonu erkeklik hormonudur. Bir androgen
hormonu olan testeron Alfa-5 redüktaz isimli enzim tarafından dihidrotestosterona
(DHT) dönüştürülür. DHT de saç kökleri üzerindeki reseptörlere baglanarak
etkisini gösterir. Alfa-5 redüktaz enzim eksikliği olan erkeklerde
saç dökülmesi oluşmaz. DHT genetik olarak yatkınlığı olan kişilerde
anagen faz süresini kısaltır. Bu durum her saç yaşam döngüsünde anajen
fazın daha da kısalmasına yol açar. Bu saçın maulaşabileceği maksimum
saç uzunluğunun azalması ve saçların genel görünümünde anagen fazında
olan saçların göreceli olarak azalması demektir.
Katajen
ve telojen faz (ara faz ve dinlenme fazı) saçın dökülmesi ile sonlanır.
Bu fazlarda süre olarak değişiklik olmaz. Ancak anajen faz kısaldığında
herhangi bir anda tüm saç kütlelerindeki oranlar göreceli olarak artmış
olur. Bu da orantısal olarak daha fazla saçın dökülmesi demektir.
Anajen
fazda normalde iki tip saç üretilir: 1. Terminal(kalın ve renkli)saçlar
2. Vellus (ince ve renksiz) saçlar. Bilindiği gibi vellus saçlar daha
çabuk dökülen saçlardır. Yine Androgenetik Alopesi kişilerde hormonların
ve genlerin etkisiyle terminal saç köklerinde gittikçe hızlanan bir
biçimde küçülme (minyatürizasyon) oluşur. Bunun sonucu terminal saçlar
vellus saçlara benzemeye başlar. Minyatürize olmuş köklerde zayıf,
ince ve renksiz (vellus) saçlar üremeye başlar. Küçülmeye devam eden
kökler bir süre sonra mikroskopla incelendiğinde hücre kılıfının bir
kalıntısı haline döndüğü görülür ve saç kökü böylelikle yok olur.
Hem
erkekler hem de kadınlar androjen hormonu taşırlar. Herkeste bu hormonlar
olduğuna göre niçin herkesin saçının dökülmediği sorulabilir. Burada
genetik taşıyıcılık olması yanında aşağıda belirtilen hususlar da
önemlidir:
-
Androgenetik
Alopesi olanların saçındaki
androjen reseptörlerinin sayısı fazladır. Hormon normal düzeyde
olsa onu bağlayan reseptör çok olduğundan hormonun saç üzerine
etkisi çok olmaktadır.
-
Androgenetik
Alopesili kişilerin reseptörleri daha
hasastır.
-
Androgenetik
Alopesili vakalarının Alfa-5 redüktaz enzimi aktivitesi daha
fazladır.
Ergenlik
dönemi sonrası beyaz erkeklerin %94.96sında alın bölgesindeki saç
çizgisinde gerileme olduğu, yaklaşık %50sinde de alın ve tepe bölgesinde
dmkülme olduğu belirtilmiştir.
Erkeklerin
%30u 25 yaşında, %40ı 40 yaşında, %50si 50 yaşında Androgenetik Alopesi
belirtisi gösterir.
Kadınların
%20-30 kadarında da Androgenetik Alopesi görülür.